Shakespeare'in ikonik cinayet, tutku ve çılgınlık hikayesinin cesur ve hiddetli bir uyarlaması olarak tarif edilen ve siyah - beyaz olarak çekilen film, üç kahin tarafından İskoçya Kralı olacağına inandırılan bir İskoç Lordu olan Macbeth'in (Denzel Washington) hikayesini anlatıyor. Frances McDormand, Lord Macbeth'e tacı ele geçirmesi için yardım eden hırslı eş Lady Macbeth'i canlandırıyor.
Süre
105 dakika
İzlenme
51864 izlenme






Macbeth iyi bir uyarlama çünkü polanski'nin görsel yorumu oldukça iyi. sharon tate'in ölümünden sonra çektiği ilk film olmasından da oldukça karamsar ve karanlık bir yapısı var. bir kaç farklılık dışında genelde esere sadık bir uyarlama; misal eklediği ilginç bir son, duncan'ın ölümü, l. macbeth'in çıplaklığı gibi ilginç sahneler var. onun yanında her polanski filminde olduğu gibi enfes bir iki plan barındırmakta; macduff'ın kötü haber aldığı sahnedeki plan sekans ve en sevdiğim sahne olarak filmin başında duncan'ın l. macbeth'i dansa kaldırması, ki bu sahnedeki ışık gölge oyunu görülmeye değer. kısaca: l. m. ve macbeth sohbet ederkerken kral onlara doğru yaklaşır ama polanski kesme yapmaz, ışığı arkadan verir ve kralın tacının gölgesini çiftin üzerine düşürür, teknik ve mecazi anlamda oldukça etkileyicidir.
macbeth'in neden iyi film olmadığı hususuna gelirsek aslında o noktada polanski'nin pek suçu yok. zira macbeth, shakespeare uzmanlarının da dediği gibi s. külliyatının içinde istisnai bir yere sahip. alışılmışın dışında kısa olmasının yanında, eklektik bir yapısı var. karakterler nispeten daha yüzeysel ve motivasyonları da fazlaca yoruma açık. o yüzden bu eserin bire bir uyarlamasından ziyade yorumu yapılması her anlamda filmin kerameti lehine olur ya da benim tercihim o yönde. bunun için kumonosu jô'ya da bakılabilir, karşılaştırma yapılabilir. olmazsa yine istişare ederiz.